Dünyadan BiHaber

Dünyaya temasınız

Aisha: Boko Haram Avcısı Kadın

Boko Haram militanlarını yakalayıp ve Nijerya’nın kuzeyinde kaçırılan çocukların izini süren “Avcı Kraliçe” Aisha ile tanışın.

Kaynak: Al Jazeera

Çeviri: Gökhan Altıok Edit: Dünyadan BiHaber

Nijerya ordusu tarafından Boko Haram militanlarını yakalamak ve izlerini sürmek üzere çağırılan binlerce avcı arasından biri sıyrılıyor.

Kurduğu avcı grubundan sivrilen Aisha Bakari Gombi, Afrika’daki en ölümcül gruplardan birine karşı savaşa katılmış az sayıdaki kadından biri.

Avcı tüfeğini omzuna alan Aisha, Nijerya’nın kuzeydoğusunda uzun süren Boko Haram saldırılarına maruz kalan Borno’da, militanları ele geçirene değin temizlik hareketine katılır.

Sahip olduğu cesaret ve avcılık kabiliyetine olan düşkünlüğü ona “Avcı Kraliçe” ünvanını kazandırdı.

Hükümete bağlı birlikler, kabiliyetlerinden ötürü Aisha’yı çağırmakta acele etseler de finansal olarak çabalarını ödüllendirmekte yavaşlar.

Kaynak yetersizliği sebebiyle Boko Haram’ın tuttuğu bazı esirleri serbest bırakamasa da, denemekten asla vazgeçmeyecek.

Bir komutan, avcı ve eş olan Aisha’nın çok yönlü hayatına dalın.


Aisha’nın becerileri ona “Avcı Kraliçe” ünvanını kazandırdı. [Rosie Collyer/ Al Jazeera]

Film Yapımcısının Gözünden

Aisha ile tanıştığım an, dünya üzerindeki en tehlikeli yerlerden birinde buluşmamıza rağmen kendimi güvende hissettim. Altı fit uzunluğundaki (yaklaşık 1.83m) Ayşe birkaç kelimeden ve birçok eylemden oluşan bir kadın.

O işaret eder ve insanlar takip eder, o hem evde hem de savaş alanında emreder. Ona Boko Haram tarafından kaçırılmaktan ya da öldürülmekten korkup korkmadığını sordum. “Boko Haram beni bilir ve benden korkar” diye yanıtladı.

Militanları izleme ve ele geçirme görevinde onu takip etmede iknaya gerek duymadım.

Benim için zor olan şey, savaşçıların saklandıkları yer olan, ordunun sınırlandırdığı bir bölgede nasıl film çekeceğimdi.

Nijerya pasaportum olduğumdan ülke içinde serbest dolaşım hakkına sahibim ancak tüm dünyaya hitap eden belgesel çekme arzusuna sahip bir film yapımcısı olarak, güvenlik güçlerinin niyetimden şüphe edeceklerinin oldukça farkındaydım; bu yüzden onların radarları dahilinde kalmaya karar verdim. Bu sürekli başörtüsü takmak ve yabancıların yanında İngiliz aksanımın duyulmasından kaçınmak anlamına geliyordu.

Aisha kendi dünyasını bana tamamıyla açtı. 30 yıl evvel antilopların aylak aylak dolaştığı çalılıklarda avcılara katıldım. Son zamanlarda sadece küçük memeliler kaldı ve avcılar o gün sadece bir yaban tavşanı yakaladılar. Aisha genç avcılara, şifalı bitkileri nasıl tanıyacaklarını öğretme fırsatını buldu. Onlar, gizemli iksirlerin kendilerini mermilerden koruduğuna inanıyor. Diğer şifalı bitkiler ise onlara açlık ve susuzluklarını bastırarak uzun süre çalılar arasında kalabilmelerine yardım ediyor.

Avcılar, militanların dağda ve ormanda saklandıkları yerleri hükümet güçlerinden daha iyi tanıyor. Çocukken babasıyla beraber avlandığı o yerlerin Asiha’da güzel hatıraları mevcut.


Aisha uzun bir avcılık geçmişinden geliyor.: “ Ben avcılara katılmadım, daha çok avcılığın içine doğdum. Bu bana babamdan miras kaldı, O’na da babasından.” [Rosie Collyer/ Al Jaazera)

Aisha’nın avcılık becerisinden çok etkilenen babası ona kendi avcı tüfeğini verdi.

Militanlar Aisha’nın kasabasına saldırdığında, Aisha terzilik yapmayı bıraktı, dikiş makinasını sattı ve kendisine daha güçlü bir tüfek satın aldı.
Militanlar, askeri saldırı yönelttikleri avcılar tarafından kovalandı. Avcılar kahraman olarak selamlandılar ve aralarındaki çok az sayıdaki kadından biri olan Aisha yörede yer edindi. Boko Haram’ın esir tuttuğu sevdiklerini kurtarmak isteyen siviller yardım istemek üzere O’na başvurmaya başladılar.

Aisha’nın ve avcıların sıkıntılı çağrıların üstesinden nasıl geldikleri filmde gösteriliyor. Asıl engel orduyu, kurtarma eylemlerini devam ettirmek için ikna etmekte. Bir ordu komutanı yetki verirken birkaç kilometre ötedeki bir diğer komutan yetki vermeyebiliyor.

Avcılar ayrıca mühimmat satın almak, araç kiralamak ve benzin doldurmak için gereken parayı toplamak zorundalar. Bazı durumlarda köylerinden kaçan insanlar bir araya gelir avcılar için para toplarlar. Sambia Ormanı’nda çektiğim filmdeki görev için gerekli olan miktarı toplamak birkaç hafta aldı.

Paranın çoğu köyüne dönmekten başka çaresi kalmamış köylülerden geldi. Köylerine dönebilmeleri için ne hükümetin ne de ordunun elinden bir şey gelmeyince çareyi avcılarda buldular.

Bir keresinde koca Sambisa Ormanı’nın içinde avcılar, ordunun nerede olduğunu tahmin edebilmek için birkaç gün harcadı. Savaş uçakları tepelerinde uçuyordu ve kimse pilotların, orman içerisindeki avcıların operasyonda olduklarının farkında olup olmadığını bilmiyordu.

Orman boyunca tıpkı Boko Haram militanlarının yaptığı gibi motorsikletlerin arkasında oturarak ilerledik. Ormanın kıyısındaki askeri üsten yükselen topçu ateşinin sesi gecenin sessizliğini yırttı. Avcılar, askerlerin kendi üslerinden militanları kaçırmak için havaya füze attıklarını açıkladılar.


Aisha avcı grubuna katılan ilk kadındı. Şimdi ise Boko Haram militanlarının izini süren ve yakalayan birçok kadın var. [Rosie Collyer/ Al Jazeera]

Bir film yapımcısı olarak, karşılaştığım en büyük zorluk toz ve kameraya zarar verebilecek ölümcül darbelerdi. Yayan veya motosiklet üzerindeki 100’den fazla avcının hareket etmesi daimi bir toz bulutu demek oluyordu. Bu da, benzeri görülmemiş bir susuzluğa sebep oluyordu.

40 derece sıcaklığın altında günde 1 litre suyla idare etmek zorunda kaldım. Bu yüzden Sambisa Ormanı’ndaki operasyonun yedinci gününde üç Boko Haram militanı yakalanıp uzun uzun sorgulandığında, kendimi neredeyse bir serabın içindeymiş gibi hissettim.

Avcılar kaçırılan kadın ve çocukların esir tutulduğu yeri açığa çıkardılar ancak Sambisa Ormanı’nın çok derinlerindeki bu yere gidecek kadar benzinleri yoktu.

Avcılar yakaladıkları üç Boko Haram militanını yerlerinden edilmiş köylülere sergiledikten sonra orduya teslime ettiler. Köylüler sevinçten göbek atıyordu, nihayet militanlarla yüzleşip onları yakalayacak kadar cesur birileri çıkmıştı.

Birkaç hafta sonra çiftçileri Sambisa Ormanı’ndaki çiftliklerinde ziyaret ettim. Yağmur sezonu gelmiş, her yer yeşillenmiş, yenilenme hissi pekişmişti. Şu an onları ve çiftliklerini Boko Haram’a karşı koruyan avcılar köylülere yeni bir başlangıç vermişti.

Aisha’nın erişkin yaşamının çoğu çocuk sahibi olamamanın acizliğiyle geçmişti. İlk evliliği bu yüzden bitti. Çocuksuz bir kadın olarak Aisha, çareyi avcı olmakta ve militanlarla savaşmaya ve kadın ve çocukları kurtarmaya başlamakta buldu.

Böylece hem kadınlar hem de erkekler arasında saygı kazandı.

Fakat filmin çekildiği esnada, Aisha gebe kaldı. Şimdi öncelikleri açıkça geleneksel bir ev kadını ve anne olmak ile halkını Boko Haram’ın tahribatlarından korumaya devam etmesi arasında bölünmüştü.

Aisha bir yandan geleceğini düşünüp taşınırken, bir yandan da başdüşmanını nasıl yok edeceği sorusunu düşünüyordu. Film boyunca Aisha, Boko Haram komutanı Bula Yaga tarafından işkence görüyor. Onunla savaşta yüz yüze gelse de ele geçiremedi.

Bula Yaga, kadın ve çocuklara işkence etmek ve öldürmekle kötü nam salmış sadist biri. Ayrıca Aisha’nın komutanı Bukar Jimeta’nın pusuya düşürülüp, öldürülmesinden de sorumlu.

Bir müddet sonra Bula Yaga’nın askerş bir operasyonda öldürüldüğüne dair söylentiler dolaşmaya başladı. Fotoğraflar sosyal medyada dolaşsa da, Bula Yaga ile yüz yüze gelmiş Aisha ve birçok avcı, pikapta çekilmiş ceset görüntülerinin ona ait olmadığını söylüyor.

Aisha’ya göre, Boko Haram’a karşı süren savaş Bula Yaga yakalanana ya da öldürülene kadar son bulmayacak. Fakat şimdilik, Sambisa Ormanı’nda, çok yaşamı olmayan bir alanda yaşıyor. Avcılara göre, Bula Yaga Nijerya ordusuna mensup bazı vicdansız kişiler tarafından silah desteği görmeye devam ediyor.

Aisha(solda) ve eşi(sağda)
Fotoğraf: Al Jazeera